ATIŞTIRMAKLA BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI

ATIŞTIRMAKLA BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI
1 Aralık 2016 tarihinde eklendi, 1.446 kez okundu.

Düzenli şekilde kilo kaybetmek istiyorsanız, canınızın her çektiğine aldanmamalısınız. Kendinizi sağlıklı beslenme üzerine eğitebilirsiniz. Sadece birkaç gün uygulanan diyetin bile faydasını hemen fark edeceksiniz!

Atıştırmak, aklınızı çelen küçük bir şeytan gibi ve diyet yapmak üstünüzdeki baskıyı daha da artırıyor: International Journal of Obesity ’ye göre, kadınların yüzde 91 ’i diyet yapmadıkları zaman çeşitli gıdalar atıştırıyor; kalori miktarını kısıtlamaya çalışan kadınlarda ise bu durum yüzde 94 ’e çıkıyor. Ancak canınızın çektiği her şeyi yemeye kalkarsanız kısa zamanda dolabınızdaki hiçbir kıyafete giremediğinizi görürsünüz.

Oysa bu sağlıksız düşmanları beyninizden ve dünyanızdan söküp atabilirsiniz! Canınınızın devamlı atıştırmak istemesi kan şekeriyle alakalıdır. Eğer kan şekeri oranınız gün boyunca sabitse, beslenme alışkanlıklarınız da buna bağlı olarak sabit kalacaktır. Kendinizi saatlerce aç bırakırsanız canınız mutlaka bir şeyler çekecektir. Uzmanlar, dört saat aç kalan birinin kan şekerinin hızla düşeceğini belirtiyor. Böyle durumlarda buzdolabını talan edip
karnınızı doyuracak karbonhidratlı gıda arayışına girersiniz. Ancak, kan şekeriniz yükselince, pankreas daha çok insülin üretmeye başlar. Kan şekerinizin tekrar düşmesine yol açan bu hormon, yeniden ve daha şiddetle atıştırmanıza sebep olur. Eğer pankreas gereğinden fazla insülin salgılarsa, kan şekeri azami derecede düşer. Şeker ve nişastalı yiyecekler arzulayan bünye, hemen yemek arayışına girişir. Birazcık karbonhidrat tüketince de daha fazlasını istemeden duramazsınız…

Peki, dolaptaki çikolatadan ve geçen akşam aldığınız bir kutu baklavadan uzak durmak için ne yapmalısınız? Önerilen yedi metotla yerli yersiz atıştırmalarınızın büyük bir kısmıyla başa çıkabilirsiniz.

1) Kararlı olun!
Diyetlerin başarısız olmasının en büyük sebebi, amaçladığımız gayelerin aldatıcı derecede zor olmasından kaynaklanır: Gelecek altı ay boyunca ne yiyip ne içtiğinize dikkat etmeye kararlıysanız, arada bir kaçamak yapıp bol köpüklü bir karamel latte içmek ufacık bir kabahat gibi görünebilir. Bunu önleyebilmek için diyetinize sadık kalacağınızdan yüzde 100 emin olduğunuz bir zaman dilimi belirleyin. Bu sadece birkaç gün bile olsa faydasını göreceksiniz. Uzmanlar, amacınıza ulaştığınızda tekrardan başlamanızı öneriyor. Başardığınızı gördüğünüzde, dengeli beslenmenin sizi daha iyi hissettirdiğini anlayacak ve diyete devam etmek isteyeceksiniz.

2) Anlamlı bir motivasyon sebebiniz olmalı!
Diyet yapmanızın başlıca sebebi daha düzgün ve baştan çıkarıcı bir fiziğe sahip olmaksa, uzun süre devam etmeyeceksiniz demektir. Uzmanlar, başka yollarla motive olmamız gerektiğini söylüyor. Migren, kalp yanması, akne, aft, uyku düzensizliği gibi bedeninizin karşılaştığı tüm rahatsızlıkları, vücut ölçü ve ağırlığını bir günlüğe kaydedin. Yaptığınız diyetin, yaşam kalitesi ve sağlığınız açısından neler getirdiğini fark edince, daha fazla motive olacaksınız.

3) Kabahat işleyince ümitsizliğe kapılmayın!
Yapılan bir hata her şeyi baştan almanızı gerektirmez.  Beslenme uzmanları, yaptığınız hatayı unutup yola devam etmenizi öneriyor. Bir hatayla kendinizi sınıfta kalmış bir çocuk gibi hissetmenize gerek yok. Bunun yerine basit bir yöntem uygulayabilirsiniz: Yaptığınız her hatayı beş sağlıklı öğün ve ara öğünle izleyebilirsiniz. Böylece dengeli beslenmeyi yüzde 80 oranında garantilemiş olursunuz.

4) Yataktan çıkar çıkmaz mutfağa koşun!
Bu tavsiyeyi daha evvel çok duymuş olmalısınız. Altı ya da sekiz saatlik bir uykudan sonra kahvaltıyı atlarsanız, işyerine vardığınızda kan şekeriniz epey düşmüş olur. Böylece elinize şekerli, nişastalı bir şeyler geçirmeye ve karnınızı doyurmaya bakarsınız. Hâlbuki kek, kurabiye, aromalı kahve gibi ulaşılabilir gıdalar yüksek dozda şeker ve karbonhidrat yüklü olur.

5) Buzdolabınızı yeniden düzenleyin!
Kim bilir kaç gece yarısı, bir şeyler yemek isteyip ama ne yiyeceğinizi bilemeden buzdolabının önünde aldınız soluğu… Arzu nesnesi ulaşılabilir olunca karşı koyması da bir o kadar güç olur. Size tavsiyemiz, sizi baştan çıkaran o leziz nesneleri hayatınızdan çıkarın: Gofret, cips ve şekerlemeleri çöpe atın veya bir arkadaşınıza verin. Abur cubur dolabınız varsa ondan kurtulun. Dolapları kuruyemiş, peynir, meyve, sebze, ton balığı, somon, tavuk gibi yiyeceklerle doldurun. Aynı operasyonu işyerinde de gerçekleştirin.

6) Biyo-kimyager gibi düşünün!
Organik esmer şekerle yapılan kurabiyeler yoga hocanızın yediklerini andırıyor olabilir. Ancak bu tür yiyecekler abur cubur sınıfına giriyor, organik marketlerde satılan kek ve krakerler de öyle! Bal gibi natürel tatlandırıcılar da aynen beyaz şeker gibi kan şekerinizi yükseltir. Canınız kurabiye çekiyorsa, dengeli beslenme kurallarını ihlal ettiğinizi kabul etmelisiniz. Kurabiyelerinizi afiyetle yedikten hemen sonra rejime geri dönün ve kendinizi kandırmayın!

7) Açlıktan istifade etmeye çalışan dolandırıcılara kanmayın!
Daha bir saat evvel yemiş olmanıza rağmen canınız hâlâ tatlı bir şeyler mi çekiyor? Şöyle büyükçe, nar gibi kızarmış bir biftek düşünün. Uzmanlar, karnınız gerçekten acıktıysa bifteğe hayır diyemeyeceğinizi söylüyor. Eğer biftek fikri hoşunuza gitmiyorsa, bilin ki beyniniz size oyun oynuyor. Bulunduğunuz lokasyonu ve pozisyonu hemen değiştirmelisiniz. Çalışma masanızdan kalkıp kanepeye geçin ya da başka bir işe konsantre olun.

Atıştırmalar Hakkında Bilmeniz Gerekenler
1) Sakız çiğnemek atıştırmayı azaltır.
Doğru 2007 ’de Obesity Society toplantısında açıklanan bir rapora göre, öğle yemeğinden sonra bir, iki ve üç saat aralıklarla sakız çiğnemek, yeme arzusunun önüne geçiyor.

2) Vücudunuz belli besin maddelerine ihtiyaç duyunca, canınız bir şeyler çeker.
Yanlış Böyle düşünürseniz kendinizi kandırırsınız. En çok arzulanan yiyecekler hakkında inceleme yapan araştırmacılar, henüz bu kanıyı doğrulayacak herhangi bir veri bulamadı.

3) Diyet uygulamakta başarılı, azimli ve iradeli insanların canı asla bir şey çekmez!
Yanlış Yapılan bir araştırmaya göre, arada sırada yeme içme arzusuna yenik düşen ve sonra yoluna devam edenler, kilo kaybetme konusunda daha başarılı ve istikrarlı oluyor.

4) Her gün aynı gıdaları tüketirseniz, canınız sürekli bir şeyler çeker.
Kesinlikle Doğru Her gün aynı gıdalarla beslenmek baskıyı artırarak atıştırmanıza sebep oluyor.

5) İnsanların çoğu çikolata için deli olur.
Doğru Journal of American Dietetic Association ’a göre, çikolatanın biyolojik olarak bağımlılık yaratan bir gıda olup olmadığı kanıtlanmamış olsa da, en arzulanan yiyecek olduğu kesin.

6) Canınız bir şey çekiyorsa, dikkatinizi başka yöne vermelisiniz.
Yanlış Başka bir şeye bakmanız ya da koklamanız daha etkili olur. Yapılan bir araştırmaya göre, görsel ve duyusal etkenler daha fazla işe yarıyor.

7) Kadınlar daha fazla atıştırır.
Doğru Özellikle de konu abur cubur olunca. Illinois Üniversitesi ’nde yapılan bir araştırmada, kadınların kurabiye, şekerleme gibi tatlı yiyeceklere, erkeklere göre daha meraklı
olduğu ortaya çıktı.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git